İkizciler Hike’ta

22.00

“Hike” bir izcilik terimidir. Kampların ise olmazsa olmazıdır. Teknik olarak konaklamalı, uzun yürüyüş demektir. Genelde geceleri yapılır. Araya cesaret yürüyüşü eklenir.
Gerçekten çok zorlu, yetenek, bilgi, gayret, kararlılık ve ekip işi olan bu hike görevi tüm izciler için aynı zamanda bir gövde gösterisidir de…
Bu görevi başaran her izci kendi gücünü de ispatlamış olur. Ancak izcilikte asla “bireysel başarı” yoktur. Her yapılan ve başarılan iş “ekibin başarısı”dır.  “Başarısızlık” da öyle…

Hüzün Adrese Gelir

22.00

Hüzün, anlatılmaz bir tadın adıdır Anadolu’da. Biber acısı gibi… Yakan, sızlatan, terleten; sonra da özge bir lezzet, garip bir rahatlık veren…

“Melâl” ve “hüzün” her dem “âşina” olduğumuz iki özel duygudur. Bir şahin pençesi gibi oyar içimizi sevgilinin mahzun bakışı. “Melâli bilmeyen nesle âşina değiliz” der Yahya Kemal. Öylesine ruhumuza işlemiştir hüzün ve melâl nesiller boyu…

Bakışlarımız hüzünlü, türkülerimiz hüzünlü, öykülerimiz hüzünlüdür… Okuyan hüzünlüdür, yazan hüzünlüdür; bağlama hüzünlüdür, ozan hüzünlüdür; bahar hüzünlüdür, hazan hüzünlüdür… Ezelîdir hüzne âşinalığımız bizim…

“Bir seher vaktinde indim bağlara/ Öter şeyda bülbül gül yârelenir…” (Âşık Daimi)

Dedim ki bülbül-i şeydaya; “Hazır rastlamışken sana, şöyle hüzünle bir çile ki, melâli anlayıp mahzun olalım…”

Güldü bülbül-i şeyda. Gülüşü hüzünlüydü…

“Yetmez mi musâb olduğun bunca devâhi?” dedi. “Neşeyi koydunsa bul, sevinç sahrada serap… Yürü git işine bre akılsız adam! Hüzün adrese gelir…”

Hadisler ve Hikayelerle Namaz

18.00

Allah Rasûlû (s.a.v.) şöyle buyurdu:
Birisi benim aldığım gibi abdest alır, sonra kalkar ve öğle namazını kılar. Allah Teâlâ o kişinin sabah namazı ile öğle namazı arasındaki günahlarını bağışlar. İkindi namazını kılınca, ikindi ile öğle arasındaki günahlarını bağışlar. Akşam namazını kıldığında, ikindi ile akşam arasındaki günahlarını bağışlar. Yatsı namazını kıldığında ise akşam ile yatsı arasındaki günahlarını bağışlar.
İşte bunlar kötülükleri gideren iyiliklerdir.

Halid Bin Velid

35.00

“Şimdi, kendimi at kişnemeleri arasında, ‘Allah, Allah’ nidalarıyla insanlara dar gelen Yermük vadisinde hissediyorum.

Vallahi Rabbimden beni her gazâda diriltmesini ve o savaşın hakkını vermeyi isterim.”

Sonra biraz durdu ve dedi ki;

“Vasiyetimi bildiriyorum, beni ayağa kaldırın…”

Ayağa kaldırdılar; “Kılıcımı getirin!”

“Neden efendimiz?”

“Burnu üzerine düşerek hırıltılarla ölen deve gibi ölmek istemiyorum. Bu gözler korkaklar gibi uyumadı.”

Yüzünde soğuk terler birikiyordu;

“Ölümü, savaştaymışım gibi ayakta karşılayacağım. Öldüğüm zaman atımı muharebede tehlikelere dalabilen bir yiğide veriniz. Atım ve kılıcımdan başka bir şeye sahip olmadan öleceğim. Mezarımı, bu kılıcımla kazınız. Kahramanlar kılıç şakırtısından zevk alırlar.”

Özgür Ruhlar Ülkesine

15.00

Bu kitap, özgür ruhlar ülkesine; içimizdeki gökyüzünden sonsuzluklara ulaşmaya yardımcı olabilir mi?
İçimizde var olan sahici, aslî, ilahî doğamızdan yaşadığımız çağdaş dünyaya bir “mana köprüsü” kurabilir mi?
Modern insanın “parçalı benliğine” ve farklı duygu katmanları içindeki “savrukluğuna” bir çare olabilir mi?
Çağdaş insanın “bütünlüğüne” dair; (Nedir o?) kalbi, aklı ve cebi; duygu ve düşüncesi; doğası, yaşama amacı ve mutluluğu; özgüveni, iç ve dış dünyasının uyumu; ailedeki duruşu; çevresine, evrene ve Allah’a sıcaklığı…
Kısaca hayatın bütünlüğü ile ilgili bu kitabın sizinle paylaşacakları olduğunu düşünüyorum.
Bir de “parçalanmışlıkla” ilgili: Modern insanın evsizliğine, bunalım ve yalnızlığına, kaybolmuşluk ve arayışına bir çare olarak “içimizdeki ev”in sıcaklığına, ait olduğumuz yere ve en doğru adrese ulaşmada yine bu kitap, sizin yol arkadaşınız olacak…
Bu kitap sizi heyecanlandıracak…

Binbir Gündüz Masalları

59.00

Binbir Gündüz Masalları, birbir içine geçen birçok hikayeden oluşmaktadır. Keşmir hükümdarı Turan Bey’in kızı Ferahnaz’a, erkeklerin vefasız olduğu konusundaki olumsuz görüşlerini değiştirmek için dadısının anlattığı masallardan oluşuyor. Hain ve sadakatsiz olarak gördüğü erkeklere düşman kesilen ve bu yüzden bir türlü evlenmeye razı olmayan Ferahnaz’a dadısı güneş doğunca anlatmaya masalı akşama kadar sürdürür. Amacı anlattığı masallar ile onu erkeklerin vefalı olduğuna inandırmak ve içine düştüğü saplantıdan kurtarmaktır.

Yayına hazırlayıp taktim ettiğimiz kitap, İran Masalları kategorisinde kabul edilen, yazarı/derleyeni bilinmeyen anonim bir eserdir. Kimi kaynaklarda Binbir Gece Masallarına nazire olarak çıralılmış olabileceğinden söz edilmektedir.

Atasözü Avcıları

30.00

Atalarımızın dünyaya bakış tarzları ve yaşam biçimleri hakkında da bize bilgi veren kalıplaşmış sözlere “Atasözü” diyoruz. Bu sözlerin bir kelimesi dahi değiştirilemez… Atasözleri, öğüt ve yargı bildiren bir cümle halindedir. “Deyimler” ile aralarındaki fark budur. Deyimler de, atasözleri de anonim olup; nerede, ne zaman söylendiği ve ilk söyleyeni bilinmemektedir… Sevgili çocuklar, Orhan ile Sadi Dede; düşlerin kanadında, geçmiş zamanlara seyahat ederek; sizler için tam yirmi dokuz atasözünün çıkış hikayesine ulaştılar… Orhan ile birlikte bu heyecanlı macerayı yaşamaya var mısınız? Öyleyse başlayın…

Padişahın Eşeği

28.00

Sevgili Çocuklar,
Masallar; düşlerin dolambaçlı patikalarından gerçeklere ulaşmamızı sağlar…
Masallar; düşünce dehlizlerimizi renkli ışıklarıyla aydınlatan ışıldaklardır…
Masallar; geçmişte yaşanmış gerçek olayların biraz abartılı anlatımıdır aslında…
Masalların mesajları içinde gizlidir. Akılla çocukların bu mesajları alacaklarını biliyor ve inanıyoruz…
Çünkü çocuklar, küçücük yüreklerine sığdırdıkları sevgiler kadar büyüktürler…

Sevgili Öğretmenler,
Siz, hayat yolumuzda önderlerimizsiniz.
Karanlığı aydınlatır, öğrenmemiz gerekeni öğretir, güzellikleri önerirsiniz. Bu kitabımıza öğrencileriniz için bir ışık tutar mısınız lütfen?

Değerli Veliler,
İsterseniz bu masalları önce siz okuyun.
İnanıyoruz ki, okuyunca içinizdeki çocuğu bulacak ve çocuklarınızı daha iyi anlayacaksınız… Çocuklarınızla çocuk olun ve onlarla birlikte büyüyün…

Kanarya Gülü

28.00
Hedef kitlemiz ikinci kademe (ortaokul) ögrencileri olmakla beraber, bu kitap; gelecegin büyükleri olan çocuklarimizla, içlerindeki çocugu büyütmemis her yastaki büyüklerin zevkle okuyabilecegi bir kitaptir…
*
Çocuklarinin bedensel gelisimi için gida seçiminde çok titiz davranan velilerimizin; ruhsal ve düsünsel gelisimleri için de ayni titizligi göstereceklerinden emin olmak istiyoruz. Onun için, bu kitabi ve
her kitabi öncelikle kendileri okuyup incelemelidirler…
*
Öğretmenlerimizin, ögrencilerine önerecekleri kitaplari nasil titizlikle incelediklerini biliyor ve takdir ediyoruz. Kisaca diyoruz ki:
*
Sevgili çocuklar! Karanligi aydinlatmak, cehaletin canina okumak için kitap okuyun!..